Yatak Odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yatak Odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2011 Salı

Beyaz Nevresim Takimi & Yeni Wall Sticker

Uzun bir aradan sonra Duzenliyorum’dan merhaba! Son dönemlerde kişisel yoğunluğumdan ötürü burayla pek ilgilenemedim ama sanmayınız ki boş duruyorum.

19 Mayıs tatilinde hazır fırsat bulmuşken, evimle ilgilendim. Oturdum nevresim dolabımı düzenledim, verilecekleri ayırdım, dolapları temizledim. Derken canım çok fena beyaz nevresim takımı çekti ancak istediğim gibi bir takım bulamadım. %100 pamuk ve düz beyaz, hiçbir oyuntusu, deseni olmayan, otel işi bir takım istiyordum ama nereye baktıysam bulamadım veya bulduklarım çok pahalıydı.

Sonuçta pazardan tanesi elli (50) kuruşa fermuarlı iki adet yastık kılıfı ve marketten bulduğum ucuz bir markadan on liraya beyaz fitting bir çarşaf buldum. E al sana beyaz nevresim takımı yani. Bunları bir güzel kaynatıp {bayılıyorum sana 95 derece} sonra da güneşte kuruttum. Ütüledim demeyi çok isterdim lakin benim gibi bir insanın ütüye vakit bulması çok zor. “Nasıl olsa üzerine yatınca buruşacak” mottosuna sığınıp ütülemeden serdim.


Kedi ve kedili her türlü objeye zaafımı bilen sevgili komşum bana kedicikli yeni wall sticker getirmiş, bayıldım! Şablonundan çıkarırken diğer aksesuarlarını yırttım yanlışlıkla ama çok şükür kediler kazasız belasız yerlerini buldu, hemen yatak başının üzerine oturttum onları. Bizim bey görünce, “ama bu yıldızlar fenerin üstünde olmalıydı?” diye sorguladıysa da, duymamazlıktan geldim, zira öyle yapıştırıvermişim napalım!


Yatak başını görünce afallamışsınızdır muhtemelen bu ne diye. Yok yok, kendisi ortaçağdan kalma değil, ancak uzun bir hikayesi var. Yüzyıllar önce annem bir dövme demirci ustaya yaptırmıştı bunu, içine de ayna konacaktı ve dekor olarak asılacaktı. Demirci yaptı geldi, annem bir türlü ayna yaptırmadı, öyle de kaldı.


Annemden kalan eşyalardan kendime seçerken bunu da aldım. Zira bu gördüğünüz şey gerçekten elde yapılmış gerçek demir yani. Çok da ağır ve kullanışsız aslında ama güzel işte. Nasıl değerlendirsek derken yakın bir arkadaşımın fikriyle içindeki boş alana deri kaplatmaya karar verdik. Derileri bir koltukçuya kaplattık, sonra da yatak başı oldu kendisi.

Kenarındaki çıkıntılara çalar saat, nazar boncuğu, hırka vs gibi şeyler de asıyoruz hem. Evet, dağınık olduğumuzu söylemiş miydim?!

28 Şubat 2011 Pazartesi

Gardolabimi Temizledim!


Haftasonu bana bir çılgınlık geldi. Epeydir yazılarımda ara ara bahsediyordum, dolaplarımın kıyafet yığıldığından ve bu sebeple acilen “clutter control”e yönelik adımlar atmam gerektiğinden!

Haftasonu dolabımı açtım ve son 1 senedir giymediğim her şeyi ayıkladım. Şu gördüğünüz torbalardaki kıyafetlere son bir yıldır dokunmamışım bile düşünsenize! Askıda o kadar çok yer kaplıyorlardı ki. Çoğu zaten yepyeni. Şu anda güzelce temizlenip torbalandılar ve ihtiyaç sahibi bir aileye doğru yola çıkacaklar.

Dolabın halini de çekecektim, pilim bitti. Bir dahaki post’a artık.

Dolap ayıklarken şunları iyi düşünün:

- Bu kıyafeti en son ne zaman giydim?
- Son 2 yıl içinde bunu kaç kere kullandım?
- Artık boğazlı kazak giyiyor muyum?
- Beden değişikliğinden kaynaklanan şeyleri tutmak ne kadar mantıklı? Tekrar zayıflar/kilo alırsanız zaten gidip daha güzellerini alırsınız.

Ayrıca,
Sizin giymediğiniz şeylerin veya sırf 2 yılda bir kez giyeceksiniz diye dolapta beklettiğiniz şeylerin, ihtiyaç sahibi insanlar tarafından tepe tepe, sevinilerek kullanılacağını unutmayın!


Not:

Bizim ailede kıyafet/tekstil alıp/vermek çok meşhurdur. Y’nin artık giymediği bluzlarını ben alırım, ben ona geçen yıl alıp ama giymediğim ayakkabıyı veririm. Bu yöntemle örtü/nevresim/kıyafet/çanta/aksesuar değiş-tokuş yapmışlığımız çoktur. Eğer eşyalarınızı verecek kimseniz yoksa siz de bizim yöntemi deneyebilirsiniz! : )

Bu temizlikten sonra kendimi hafiflemiş ve mutlu hissettim, şu an dolabımı açınca yaşadığım ferahlık/tatmin duygusunu size tarif etmem imkansız.

Darısı evdeki diğer kapalı alanların başına!